Bildiri Konusu:Özel Eğitimde Geçiş Süreçleri


Deprem Sonrası Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Müdahalelerin Değerlendirmesi: Öğretmen Bakış Açısı
Depremler dünyanın birçok yerinde ciddi sonuçlar doğuran doğal bir afettir. Depremler çoğu
zaman canlılara travmatik deneyimler sunmakta ve yaşamlarını etkilemektedir (Turcotte,
1991). Türkiye Cumhuriyeti Cumhur Başkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı raporuna göre 6
Şubat 2023 tarihinde Türkiye saati ile 04:17'de ve 13:24’te merkez üssü Kahramanmaraş’ın
Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan Mw7.7 (odak derinlik=8,6km) ve Mw7.6 (odak
derinlik=7km) büyüklüklerinde iki deprem meydana gelmiştir. 20 Şubat 2023 tarihinde de
Türkiye saati ile 20:04'te merkez üssü Hatay Yayladağı olan Mw6.4 büyüklüğünde bir
deprem meydana gelmiştir. Söz konusu depremler toplamda 11 ilde büyük yıkımlara yol
açmıştır. Yaşanan depremler sonucunda 48 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, yarım
milyondan fazla bina hasar görmüş, iletişim ve enerji alt yapısı zarar görmüş ve önemli maddi
kayıplar oluşmuştur. Deprem bölgesinde kayıtlı olan özel gereksinimli birey sayısı;
1.414.643’ü erkek, 1.097.307’si kadın olmak üzere toplam 2.511.950’dir. Ağır engeli olan
özel gereksinimli kişi sayısı ise 775.012’dir. Bölgede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına
(ASHB) bağlı 66 engelli ve yaşlı bakım merkezinde 5.252 kişi hizmet almaktadır. Sayılar göz
önüne alındığında depremlerden etkilenen önemli sayıda özel gereksinimli birey ve ailesi
ayrıca özel gereksinimli bireylerle çalışan uzmanlar bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı,
deprem bölgesinde veya herhangi bir ilde özel gereksinimli birey ve ailesi ile buluşan/destek
sunan uzmanların sürece ilişkin deneyimlerinin ve bundan sonraki afetlerle ilgili önerilerinin
belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda deprem bölgesinde özel gereksinimli bireyler ve
aileleri ile çalışan 6 öğretmen ile odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri,
nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşme tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler
içerik analizi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda veriler gereksinimler, olumlu yönler,
güçlükler ve öneriler başlıkları altında toplanmıştır. Görüşmeler sırasında katılımcılar özel
gereksinimli bireylere, ailelere ve gönüllü çalışanlara yönelik gereksinimlerden söz
etmişlerdir. Olumlu yönler ise; sunulan uygulamalar, kurulan işbirlikleri ve gönüllülerin
sunduğu katkılar başlıkları altında sıralanmıştır. Katılımcılar ebeveynlerin ihtiyaçlarını fark
etme ve ifade etmedeki sınırlılıkları, planlama, koordinasyon ve iletişim hakkında güçlükleri
belirtmişlerdir. Son olarak, STK’ların daha fazla çalışması ve görünürlüğünü artırması,
politikacı, STK ve araştırmacıların iş birliği içinde çalışması, dijital veri sisteminin
oluşturulması, afet eğitiminin düzenlenmesi ve tatbikat ve simülasyon çalışmalarının
yapılmasına ilişkin önerilerde bulunmuşlardır.
Anahtar Kelimeler: deprem,özel gereksinimli bireyler,afet,odak grup görüşmesi