Bildiri Konusu:Özel Eğitimde Öğretmen Eğitimi


Özel eğitim öğretmenlerinin MEB'e atanmadan önce ve sonra özel eğitim öğretmenliği programına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Türkiye’de 2015 yılında alınan Yüksek Öğretim Kurumu kararı ile özel eğitim öğretmenliği tek çatı altında toplanmıştır. Özel eğitim öğretmenliği yetiştirme programında yapılan bu sistemsel değişikliğin kalıcı olabilmesi için sorunların tespit edilmesi, olumlu veya olumsuz yönlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tür sistemsel bir değişikliğin kamu kurumlarına nasıl yansıdığı ve kamu kurumlarındaki öğretmenlerin aldıkları eğitimle sahadaki ihtiyaçları ne düzeyde karşıladığı bir soru işaretidir. Bu bağlamda özel eğitim öğretmenlerinin, özel eğitim öğretmeni yetiştirme programlarına ve Milli Eğitime Bakanlığa (MEB) bağlı devlet okullarında çalışma deneyimlerine yönelik görüşlerinin alınması bu alanda değişim yaratabilecek üniversitelere, politikacılara ve paydaşlara yol gösterecektir. Bahsi geçen nedenler sebebiyle bu araştırmada, özel eğitim öğretmenliği programından mezun olmuş öğretmenlerin MEB’e bağlı devlet okullarına atanmadan önce ve atandıktan sonra özel eğitim öğretmenliği programına yönelik görüşlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır.

Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla veri toplanmıştır. Uzman görüşü alınarak görüşme öncesi ve görüşme sonrası olmak üzere iki görüşme formu oluşturulmuştur. Araştırmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yöntemlerinden kartopu örnekleme kullanılarak belirlenmiştir. Bu kapsamda araştırmaya farklı üniversitelerden mezun olmuş on özel eğitim öğretmeni katılmıştır. Araştırma kapsamında ilk görüşme öğretmenlerin MEB’e atamasından önce; sonraki görüşme ise öğretmenlerin atamalarının olmasından yaklaşık dört ay sonra yapılmıştır. Online yapılan görüşmelerin hepsi kayıt altına alınmıştır. Görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda kayıtlı konuşmalar ilk yazıya dökülmüş ardından hazırlanmış olan görüşme formlarına aktarılmıştır. Formlar üzerinden kodlamalar yapılmış kodlayıcılar arası güvenilirlik için on görüşmenin üçü bir özel eğitim uzmanına gönderilmiştir. Bu kapsamda güvenilirlik verileri birinci görüşme için ortalama %85,3 ikinci görüşme için %87,3 bulunmuştur.

Araştırma sonucunda araştırmaya katılan katılımcıların yarısının önceden bir lisans mezuniyetinin olduğu, özel eğitim öğretmenliği programının tercih edilme amaçlarının %50’sinin atanma olduğu görülmüştür. Katılımcıların %80’inin öğretmenliğe atanma tercihlerinde ilk tercihlerine yerleştiği, en çok tercih edilen okul türünün özel eğitim meslek okulu olduğu, tercih edilen okul türünün tercih edilme nedenlerinin başında deneyim ve ikametgaha yakınlık olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Katılımcıların daha verimli çalışmayı düşündükleri okul türünün çoğunlukla özel eğitim meslek okulu olduğu hem birinci hem de ikinci görüşmede buna neden olarak en çok deneyim yanıtını verdikleri görülmüştür. Katılımcılar, göreve başlamadan önce karşılaşabilecekleri zorluklar ile ilgili olarak en çok idare, veli, tecrübesizlik şeklinde görüşlerini belirtirken göreve başladıktan sonra okulun fiziksel şartları, mesleki yetersizlik, öğretmenler arasındaki iş birliği gibi sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür. Katılımcıların bu sorunlarla ilgili çözüm önerileri olarak birinci görüşmede deneyimi olan öğretmenlere danışmak; ikinci görüşmede idare-öğretmen-aile iş birliğinin arttırılması gibi yanıtlar verdikleri görülmüştür. Katılımcılar, lisansta alınan derslerin zayıf yönleriyle ilgili olarak birinci görüşmede işitme-görme yetersizliği, öğretmenlik uygulaması (I ve II); ikinci görüşmede özel eğitimde aile eğitimi, uygulama dersleri gibi görüşler belirtmişlerdir. Katılımcılar, lisansta alınan derslerin güçlü yönleriyle ilgili olarak da birinci görüşmede uygulamalı davranış analizi; ikinci görüşmede özel eğitimde okuma-yazma öğretimi, kavram öğretimi gibi yanıtları vermişlerdir. Katılımcıların hem birinci hem de ikinci görüşmede YÖK’ten uygulamalı derslerin daha erken dönemde verilmesi, yanlışsız öğretim yöntemleri ve uygulamalı davranış analizi derslerinin iki veya üç döneme çıkarılması, özel eğitimde uzmanlık alanının seçilebilmesi; MEB’den alan dışı öğretmen atamalarının durdurulması, özel eğitim sınıflarının görünürlüğünün arttırılması, sınıf mevcudunun az olması, staj yapılan gün sayısı arttırılması gibi beklentileri olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: özel eğitim, öğretmen yetiştirme, program değişikliği