Bildiri Konusu:Aile Eğitimi ve Katılımı


Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuk Sahibi Ebeveynlerin Evde Sosyal Beceri Öğretimi Uygulamalarına İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi
Doğduğu andan itibaren içinde bulunduğu sosyal çevre sayesinde sosyal etkileşimler içinde büyüyen ve gelişen insan için sosyal beceri öğrenimi bireyin yaşamını mutlu ve uyumlu bir şekilde sürdürebilmesi için kaçınılmazdır (Stanley, 2010). Sosyal beceriler bireyin mutlu ve uyumlu yaşayabilmesinin yanı sıra kendisini tanımasında, dünyanın işleyişine yönelik bilgi sahibi olmasında ve kültüre ilişkin değer ve beklentiler hakkında bilgi sahibi olmasında kilit bir rol oynamaktadır (Ergenekon, 2017; Samancı ve Uçan,2017). Sosyal beceriye ilişkin alanyazın incelendiğinde farklı tanımlar yapıldığı görülmüştür. Bu tanımlardan yola çıkarak sosyal beceriler, kişilerarası etkileşimi sağlayan, davranışların hedefe yönelik olmasını kolaylaştıran, iletişim kurmayı, duygu ve düşünceleri ifade etmeyi, sorumluluk almayı ve yardımlaşmayı sağlayan beceriler olarak tanımlanabilir (Cartledge ve Milburn, 1983; Merrell,1999; Yiğit ve Yılmaz, 2011). Sosyal becerilerin bireyin gelişimindeki belirli kritik dönemlerde edinilmeleri oldukça önemlidir. Özelikle yaşamın erken yıllarının zeka, kişilik ve sosyal davranışları şekillendirmede önemli bir rol oynadığı bilinmektedir (Kostelnik vd., 2006; Yavuzer, 2010). Bu bağlamda sosyal becerilerin yaşamın erken yıllarında öğrenilmesi çocuğun sosyal ve bilişsel gelişiminin akranlarıyla eş güdümlü olarak ilerleyebilmesine olanak sağlayacağı söylenebilir. Yaşamın erken yıllarında çocuklar çoğu sosyal beceriyi toplumu, aileyi ve akranları model alarak ve gözlemleyerek doğal ortamda öğrenebilmektedir (Thorkildsen, 1985). Ancak zihinsel yetersizliği olan çocuklar çevreleriyle yaşadıkları etkileşim ve iletişime ilişkin yetersizlikler, gözlem, model alma ve taklit etmeye ilişkin yaşadıkları yetersizlikler nedeniyle sosyal becerileri öğrenememekte ya da var olan sosyal becerilerini sergileyememektedir (Avcıoğlu, 2005; Özsoy, 1989; Sabornie ve Beard, 1990). Bundan dolayı sosyal becerilerin bu çocuklara planlı ve programlı bir şekilde öğretilmesi, öğretilen becerilerin kullanılmasına ilişkin uygun ortam ve destek sağlanması gereklidir. Buna ek olarak sosyal becerilerin öğretiminde çocuğun doğal ortamına uygun olmasına dikkat edilmesi ve bu ortamlarda öğretilen sosyal becerilerin birbiriyle paralel şekilde ilerlemesi son derece önem taşımaktadır. Bu çocuklar için ev ve okul ortamı en önemli doğal ortamları arasında yer alırken; öğretmen ve ebeveynlerde sosyal beceri öğretiminin en önemli aktörleri arasında yer almaktadır. Alanyazında öğretmenlerin zihin yetersizliği olan öğrencilere sosyal beceri öğretimine ilişkin farklı çalışmalar yer alsa da ülkemizde hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocuk sahibi ebeveynler tarafından sosyal becerilerin nasıl ve ne şekilde öğretildiğine ilişkin sınırlı araştırmaya rastlanmıştır. Bu yüzden bu çalışmanın amacı hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocuk sahibi ebeveynlerin evde sosyal beceri öğretimi uygulamalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşme desenine göre tasarlanan bu çalışmaya okul öncesi ve ilkokul döneminde hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocuk sahibi 10 ebeveyn katılmıştır. Araştırmanın verileri ilgili alan yazına ve uzman görüşlerine dayalı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı-yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmış ve toplanan veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmada ortaya çıkan verilerin analizi halen devam ettiği için ortaya çıkan sonuçlar kongrede sunulacaktır.


Anahtar Kelimeler: Anahtar Kelimeler: Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik, sosyal beceri, ebeveyn, özel eğitim